Make your own free website on Tripod.com

KARATE-DO

Ana Sayfa | DOST SITELER | HABERLER | KARATE VE BEN | RESIMLERIM | KARATE SÖZLÜGÜ | KARATE BILGILERI | OYUNLAR | Animasyonlar(YENII) | Ziyaretçi Defteri | Emegi geçenler

KARATE BILGILERI

AŞAĞIDAKİ YAZILARIN  HEPSİ  TÜRKİYE'NİN 1 NUMARALI  KARATE SİTESİ  TÜRKKARATE'DEN ALINMIŞTIR.

1-KARATE kendini savunma amacıyla ve kişinin ailesini ve sevdiği kişileri koruması için çalışılmalıdır.Kişiye zarar vermek için kullanılmamalıdır.
2-Karate'nin amacı insan vucudunun kaya kadar sert ve çelik kadar güçlü olması için çalışmaktır.
3-karate kısa bir zaman da öğrenilmez.
4-karate doğru bir şekilde ve tekniğin tam gücünü oluşturmak için çalışılmalıdır.

copy_of_a5_1_.jpg

Karate-Do Nedir ? Yazdır E-posta

Karate-do, ellerin ve ayakların sistemli olarak eğitimleri sonucunda, beklenmedik saldırıların savuşturulmasında gerçek bir silah etkisi yaratabilecek güçte olan silahsız savunma şeklidir. Kazananın ve kaybedenin kim olduğuna karar vermek nihai amaç değildir. Karate-do karakterin, eğitim yoluyla geliştirilmesini amaçlayan bir mücadele sanatıdır.

Karate-do nihai amacı olarak kazanmayı değil çalışma ve eğitim sonucu tecrübe birikimine sahip olarak karakter mükemmeliyetine erişmeyi hedef alan bir savunma sanatıdır. Aynı zamanda güç ve sistematik çalışma sayesinde her biri etkili ve güçlü silah haline gelen vücudun her bölümünün tümünü kullanmak suretiyle yapılan, bir nefis müdafaası şeklidir. Karate tüm vücut hareketlerinin bir muvazeneye erişmesi ve bu yolla vücut hareketlerinin bir bütün halinde olgunluk meydana getirmesini amaçlar.

Karate-do 'nun büyük hocası Giçhin Funakoşi'nin de defalarca belirttiği gibi, bu sanatı takip edebilmek için ilk amaç; ulvi ve tevazu sahibi bir ruh geliştirmektir. Aynı zamanda da, vahşi bir hayvanı tek bir vuruşla durdurabilecek kadar büyük bir güç geliştirilmelidir. Karate-do'nun gerçek bir tatbikçisi olmak ancak ve ancak kişinin ruhsal ve fiziksel yanının mükemmeliğe erişmesiyle mümkündür.

Karate-do bir dövüş biçimidir ancak katılanlara şiddete karşı olma duygusu aşılar. Bir yanlış anlama ya da eksik öğreti sonucu sadece bir dövüş tekniği olarak çalışıldığı zaman karate olmaktan çıkar. Dövüşmeği öğrenmek için karateye ihtiyaç yoktur, sokak dövüş teknikleri de bu iş için yeterlidir. Bir karateka dövüş becerisine mükemmel sahip olduğu halde gördüğü eğitim ona şiddetten ve dertten kaçınmasını öğretmiştir.

Karate-do geçmiş yıllardan itibaren bütün dünyada popüler olamaya başlayan bir uğraştır. Fakat bu popülerliğin artması ile birlikte ne yazık ki, bazı üzüntü ve pişmanlık verici girişimler ve çabalar da oldu. Bunlardan biri karatenin çin boksuyla karıştırılıp iki adamın birbirlerine kıyasıya vahşice saldırması olarak ve ya müsabıkların ayaklarını da kullanarak bir birleriyle yaptıkları savaş olarak, ya da bir adamın eliyle ayağıyla ve ya kafasıyla kiremitleri kırması olarak görenler vardır. Bunun yanı sıra bazı guruplar karatenin esas amacı olan ahlaki ve ruhsal bakışlara sahip olan serbest dövüşe gereğinden fazla önem verilmesi sonucu doğurur. Gerçek karate-do vücut ve ruhu eğiterek hasma saygı duymayı gerektirir, ki bu da yürekten ve tüm enerjiyle aynı zamanda tevazu ile çalışılarak elde edilir.

Karatenin dünya üzerindeki popülaritesinden söz açmışken karatenin sportif yönünde değinmek gerektiğine inanıyorum çünkü ülkemizde olduğu gibi dünya üzerinde milyonları aşan sporcu kitlesi mevcut. Spor karatesinde tarafların yeteneklerini ölçme amacıyla müsabakalar yapılır. Fakat müsabakalarda kazanmaya çok önem vermek gibi bir eğilim vardır ki böyle yapanlar, temel teknikleri çalışmayı ihmal ederek ilk fırsatta serbest dövüşe başlarlar.

Müsabaka kazanmaya çok önem vermek, kişini temel teknikleri kullanmasına ve eğitimine yardımcı olmayacağı gibi aynı zamanda onların orijinal formlarını da bozar. Ayrıca bu bozulma, kişinin güçlü ve etkili bir teknik uygulamasını da engeller. Müsabaka kazanma isteği, temel teknikleri öğrenmedeki ciddiyeti yok edeceğinden zararlıdır. Ayrıca müsabakalarda vahşi bir dayanıklılık ve güç gösterisi yapmayı amaçlamak tamamen istenmeyen bir durumdur. Bu olduğu zaman, rakibe karşı nazik olma gereği unutulur ki bu nezaket karatenin her türlü tanımında yer alan en önemli noktadır.

Eğer karate bir dövüş tekniği olarak çalışılırsa bu pişmanlık duymak için bir sebeptir. Temel teknikler uzun yılların çalışması sonucunda geliştirilmiş ve mükemmelleştirilmiştir. Fakat bu tekniklerin etkili olarak kullanılabilmesi için, bu kendini savunma sanatının ruhsal yanının iyice anlaşılması ve en baskın rolü oynaması gerekir. Eğitim denince, hem vücudun, hem de ruhun eğitimi anlaşılmalıdır.

images.jpg

Kata Nedir ? Yazdır E-posta
KATA (şekil- form)

Karate-do da kata, blok, yumruk, tekme, ve diğer vuruş tekniklerinin ardışık seri şeklinde mantıklı düzenlenmiş şekliyle uygulanmasıdır.

Karate de katalar bir çok hasmın aynı anda saldırısına karşı müdafa ve saldırı hareketlerinin birbiri ardına sıralanmış şeklidir. Hareketler rasyonal ve sistematik bir biçimde birleştirilmiştir. Katalar hayali hasımlara karşı yapıldığı için gölge boksunu andırır. Ancak gölge boksundan çok farklı dır. Her kata bir sabit rutin meydana getiren, belirli pozisyon ve yöne göre yapılan seri esas hareketlerden oluşur. Bunlarla karateci bir teknikten diğerine nasıl geçileceğini, nasıl ilerlenip geri çekileceğini ve nasıl nefes alıp nasıl haykıracağını (kiai) öğrenir.

Kata japon martial sanatlarının karakteristik bir bölümü olup eski karate ustalarının savaş sırasında edindikleri tecrübelerle şekillenmiştir. Bu sebepten kata gerçeğe dayanır.

Katalar karatenin yüzyıllar öncesine uzanan çinli köklerinden günümüze aktarılmışlardır. Karate ustaları her dönemde bu biçimsel savaş eylemlerini geliştirmeye çalışmışlar ve yeni buldukları dövüş biçimlerini, yöntemlerini de katalara dönüştürmüşlerdir. Bunların bir kaçı da yakın zamanlarda geliştirilerek yetkinleştirilmişlerdir.

İlk kataların nereden çıktığı bilinmemektedir. Çinden gelen katalar olduğu gibi, okinava da çıkmış katalar vardır. Bazıları da çin'de okinava'da geliştirilmiştir. Onları geliştiren ustalardan hiç biri bu gün bilinmemektedir. Çoğu kez hareketlerin maksadı hatta yapılma metodları kesin olarak bilinmemektedir.

Katalar zamana, çevreye, insanlardaki değişikliklere ve diğer şartlara göre tekrar tekrar geliştirilmişlerdir. Bugün dahi kişiler kata hareketlerini özgürce yorumlamakta bazıları ise geleneksel tavırla bilinen formları takip etmektedir. Bazıları kataları yarışma ve gerçek döğüşte kullanırken bazıları kullanmazlar. Bu farklılıklara göre kataların maksat ve yapılış metotları farklılık göstermektedir.

Her kata eğilerek ifade edilen nezaketle (oss) başlar ve biter. Kata temel tekniklerin bir araya getirilmesi değil baştan sona aktif ve enerjik bir biçimde tatbiki gereken akıcı bir bütündür. Yaşayan bir varlık gibi kabul edilmeli sadece birbirini takip eden hareketler serisi olarak düşünülmemelidir. Kata eğitimi sadece vücutla sınırlandırılmamalı akıl ve ruha da kata yoluyla egzersiz yaptırılmalıdır.

Katanın önemli elementleri:

YOI NO KISIN-(HAZIR OLMANIN RUHU)

Kata hareketlerine başlama hazırlığı olarak irade konsantrasyonu ve beynin hasım üzerinde yoğunlaştırılması.

INYO-(AKTİF-PASİF) Saldırı ve savunmanın daima akılda tutulması

CHIKRA NO KYOJAKU-(KUVVETİN KULLANILIŞ BİÇİMİ) Katadaki her hareket ve pozisyon için kullanılan güç derecesi.

WAZA NO KANKYU-(HAREKETİN HIZI) Katadaki her hareket ve pozisyon için kullanılan hız.

TAI NO SHINSHKYU-(GENİŞLEME VE BÜZÜLME DERECESİ) Katadaki her hareket ve pozisyonda vücudun genişleme ve büzülme derecesi.

KOKYU-(NEFES ALMA) Katadaki her hareketteki soluma kontrolü.

TYOKUGAN-(HEDEF NOKTALARI) Katadaki her hareketin maksadının bilinmesi.

KE ITAI NO HAJ-(DOĞRU POZİSYON) Katadaki durum ve hareketlerde doğru pozisyon.

KIAI-(HAYKIRIŞ) Martial ruhu temsil etmek amacıyla katanın belirli noktalarındaki haykırış.

"Kİ" can-canlılık düşünce gücü anlamına gelir.
"Aİ" toparlanmak, bir araya gelmek, yoğunlaşmak anlamındadır.
"KİAİ" canın yoğunlaşması-bedenin ve zihnin yoğunlaştığı andır.
"kamae" başlangıçtaki uyanıklık - her şeyi aydınlatan ay ışığına benzetilirse "kiai" uyanıklığın ve eylemin odaklaşmış bir ışın demetine dönüşmüş biçimidir.

ZANSHIN-(TETİKTE DURUŞ) Katanın bitiminde tetikte duruş.(tekniğin ardından gelen hareketsizlik anı) "ZAN"sol-sürmek demektir "SHIN" gönül-duyarlık anlamındadır.

Katanın eylemleri sona erdiğinde beden ve duyular her şeye hazır duyarlı bir durumda olmasıdır. Kata hareketlerin arka arkaya sıralandığı bir uygulama olmadığı gibi kişinin kendisini oyalaması değildir. Zansınle bitmeyen bir kata hareketler başarılı olsa bile eksik sayılır.

Zansın müthiş bir durağanlık anıdır ; tümüyle hareketsiz durursunuz ve sanki tüm evren soluğunu tutmuş gibidir. İşte bu zansın devam eden ruh olarak adlandırılır.

Modern karatenin kurucusu Gıccın Funakosı'nin de dediği gibi ; karatede en yüce enerji yengi yada yenilgi değildir. Kişinin özünü pekiştirerek yetkinleştirmesidir. Katalar birçok düşsel saldırgana karşı verilen törensel savaşlardır. Törensellik gücün ve hızın gelişmesine olanak sağlayan bir çatı gibidir. Ayrıca katanın bu törensel niteliği karate-kaların yetkinliğe ulaşmaya özendiren bir dürtüdür.

Bütün karate eğitim çalışmaları içinde içtenlikli çaba ve özen göstermesi dinamik ve canlılık kazandırması bakımından katalardan daha üstün ve kataların yerine geçebilecek bir yöntem yoktur.

Karate eylem sırasındaki ZENdir. Erişilmesi gereken de işte bu zen durumudur. Kata çalışmakta zen dinginliğini tanımanın en etkin yollarındar biridir.

C.W.Nikolnun tanımıyla ; kata başlarken zihin kamae yle baslangıç duruşundaki uyanıklıkla başlar. Bu durumda güç gizil, durgun ve dingindir. Sonra kata akmaya başlar, beden bir akıntıya kapılarak sürüklenen bir dal gibi devinir durur. Kata kiai ile beden zihin ve gücün bir anda bir yerde birleşmesiyle odaklaşır. Zansın'le bedenin artık devinmediği gücü ise akışkanlığının kesilmediği bir durumda kata tamamlanır. Kata durgunluk ve dinginliktir, boşluğu dolduran biçimdir. Sessizliği delen haykırış ve sessizliktir. Güçlülük ve inceliktir. Kata eyleme dönüşmüş zen dir. Hiçbir törensel oyun ve dans katadan daha üstün ve güzel olamaz

 

 

cairoxkj.jpg

Duruşlar (Dachi) Yazdır E-posta

Karate tekniklerini uygularken tekniğin tam olabilmesi için vücut ağırlığının ağırlık merkezine doğru yayılması ve ağırlığın doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Karatede duruşların temeli, vücut ağırlığının doğru merkeze yerleştirilmesidir. Vücut ağırlık dağılımına tam bir hakimiyet sağlanmalıdır. Bedene yer ve yön değiştirme hareketliliğini kazandırarak rakibe bu şekilde üstünlük sağlamak gibi temelleri geliştirmek için çalışılır. Buna göre atağın başarılı olması için uygun düşen duruş pozisyonlarının iyi kavranılması gerekir.

Atak yaparken savunma yaparken, yön değiştirirken bir duruştan diğer bir duruşa geçilmesi gerekir. Savunma, atak, yön değiştirme ve benzeri değişen şartlara tamamen uyan çeşitli duruş pozisyonları düşünülmüştür. Her değişik duruş pozisyonu geometrik ve mekanik olarak uyumlu olup bütün hareket elemanlarının azami güçle çabuk etkin ve potansiyellerinin en uç noktasında kullanılması sağlar. Uzakdoğu sporlarının en belirgin özelliği çalışma esnasında vücudun düzgün olmasıdır. Boyun ve baş dik tutulurken omuzlar omuzlar rahat ve yana bırakılmış olmalıdır. Baş ve omuzlar arasında bir üçgen olduğu düşünülmeli hareket esnasında mümkün olduğunca bu üçgen bozulmamalıdır.

Buna göre duruş tekniklerinin azami bir etki ile uygulanabilmesine zemin hazırlayan gücü ve dengeyi ve güçlü bir temeli sağlayan vücudun önceden belirlenmiş vaziyetini ifade etmektedir.

KALÇA

Kalçalar tüm karate tekniklerinde önemli bir rol oynarlar. Kalça karate tekniklerinin çıkış noktasıdır. Bir karate tekniğinin kuvveti, vücudun bilhassa kalçaların iyi ve doğru kullanılmasıyla sağlanabilir.

Kalçaların düzgün hızlı ve yatay dönüşü şarttır. Kalçaların dönüş kuvveti, yıkıcı bir teknik için lüzumlu olduğundan eğitimde kalçaların doğru ve iyi kullanılması üzerinde durulmalıdır

SİTE YAPIMCILARI:MGE & e-yapım 2006
O BİR KARATE SPORCUSU
Mehmet Günay ESER